Genç neredeyse boş bir fikir panosu önünde: M9'da kazandığı keskin eleştiri refleksiyle her fikri doğar doğmaz kesip atıyor, pano boş kalıyor. Lean Usta ilk kuralı öğretir: eleştirmeni geçici olarak kapı dışına koy, önce çok fikir üret. Eleştiri kovulmaz, sadece ertelenir.
Önce yargıyı ertele: eleştirmeni kapı dışına koy, pano boş ama hazır. Sonra miktar üret: fikir makinesini çalıştır, kartlar yağsın. En sonda kategorile: dağınık fikirleri renkli kümelere ayır. Önce miktar, sonra düzen.
Sırayla herkes bir fikir söyler. Hiç kimse atlanamaz, hiç kimse domine edemez.
Herkes kâğıda yazar, kâğıtlar tabloda dolaşır. Sözlü baskı sıfır.
Yapay zekâ saniyede 50 fikir üretir, beyin fırtınasını başlatmak için harika. İnsan önce yargılamadan toplar, sonra eler. Kural: önce miktar, sonra kalite.
AI'nın ürettiği fikirleri körü körüne uygulamaya alma; yapay zekâ miktarı üretir ama hangisinin senin bağlamında değerli olduğunu, etkisini ve eforunu insan belirler, üstelik bu eleme bir sonraki adımın (etki-efor matrisi) işidir, beyin fırtınası odasının değil.
“Eleştirmeni kovmadık, erteledik. Önce yargılamadan bol fikir ürettik; büyüteci ancak pano dolunca, doğru zamanda değerlendirme için tekrar çıkardık. Önce miktar, sonra kalite.”
Bir sürü fikir ürettik; sıradaki adım hangisini önce yapacağımızı seçmek: Etki-Efor Matrisi.